Boşa yük
Güven bazen mantıkla kuruluyormuş gibi görünür.
Sebep listeleri yaparsın. Davranışları açıklarsın. Normal anlarda her şey akıyordur zaten.
Ama mesele huzur, tam da normal olmayan anda ortaya çıkar.
Beklenmedik küçük bir şey olur.
Bir cümle. Bir gecikme. Bir bakış. Bir belirsizlik.
Ve zihnin bir anda çalışmaya başlar.
Normalde aklına bile gelmeyecek ihtimaller üretir. Çünkü aslında zihnin kötü senaryolar kurduğu için değil, bedenin zaten güvende olmadığını bildiği için alarm verir.
Bence güvenin en net ölçüsü burada:
Zihninin gücünü bir şeyi kontrol etmek için mi kullanıyorsun,
yoksa hayatı yaşamak için mi?
Çünkü zihin gerçekten her şeyi yapabilir.
Bağ kurar, açıklar, susturur, ikna eder, hatta bir süreliğine seni bile kandırır.
Ama güven varsa zihin sürekli nöbet tutmaz.
Enerjisini ihtimallere değil, hayata ayırır.
Bu yüzden bazen “güvenmeye çalışmak”, aslında içeride çoktan verilmiş bir cevabı susturmaya çalışmaktır.